Koruyacak kadar vicdanlı, koşulsuzca sevebilecek kadar cesur

Geçenlerde facebook sayfamızda bir TED konuşması paylaşmıştım. Kadın-Erkek üstüne eşitsizliğin, en güzel anlatıldığı konuşmalardan birisiydi benim için. Ve herşeyden önce bu dengesizliğin nasıl başladığını, mental olrak geri olduğumuz günlerde nasıl daha ileride olduğumuzu çok güzel özetliyor.

Mutlak seyretmenizi öneririm.

Konuşma şöyle başlıyor “Biliyor musunuz, baba olmanın en sevdiğim kısmı izleyebildiğim filmler. En sevdiğim filmleri çocuklarımla paylaşmaya bayılıyorum ve kızım dört yaşındayken “Oz Büyücüsü”‘nü birlikte izledik.”

“Oz Büyücüsü” ve bugünlerde izlediğimiz filmler arasında birkaç büyük fark var. Bunlardan biri “Oz Büyücüsü”nde çok az şiddet olması. 

ve şöyle devam ediyor.

“Oz Büyücüsü”nü eşsiz yapan başka birşey de bence bütün görkemli ve bilge hatta kötü karakterlerin kadın olması.

Benim uzun uzun düşündüklerimi şöyle özetliyor konuşmacı ; “Erkek-şiddetli filmlerin kızlar üzerindeki etkileri hakkında bir sürü iyi makale var bu çok güzel, çok iyiler. Fakat Erkek çocukların bu filmlerden nasıl etkilendiklerine dair fazla birşey yok.”

Aslında konu burada başlıyor, hepimiz tüm ebeveynler için. Bize sunulan hayatlarda sürekli olanlara karşı nasıl davranmamız öğretiliyor. Bunu bir çok konuda görebilirken en popüler tutulan kadın-erkek konusunda çok üst seviyelerde bu. Hatta kızlarımızı yarına hazırlayalım diye başlayan sevimli cümleler, çoğu zaman sert ifadeler alarak ilerliyor.
Güçlü Kızlar Yetişritin
Kadınlar için hayat çok acımasız, sizde acımayın
Kadın Gücü bir olun erkeği yok edin.
Zart Zurt Hakkımız Söke söke alırız!

gibi gibi.
Fakat takip edebileceğim uzunca bir zamandır bu bize beklediğimiz değişimi getirmedi.

Çünkü filmler Kız çocuklarına ataerkliği nasıl yeneceklerini öğretmede çok iyi bir iş çıkarıyorlar, ama erkek çocuklarına ataerkliği nasıl yeneceklerini gösteremiyorlar. Onların bir örneği yok.

Kadın erkek arasında eşitsizlik bir güç, hak eşitsizliği ise, kadına güç katmak yerine Ebeveynler olarak önce erkek çocuklarımızı, sahip oldukları gücü paylaştırmayı öğreterek büyütmeliyiz.
Sert kadınlar yetişirmek yerine, narin erkekler yetiştirmeliyiz.

Herşeyden önce, çocuklarımızı kontrolsüz güç ve maçoluğa sürükleyen popüler kültürü yok etmeliyiz.

Bu güç çatışmalarının gelişimi dünyada silahlanmadan pek farklı değil.
Bizi içine sürüklediği savaşlardan.
Hayat denen bu mücadele içinde zafer
Koruyacak kadar vicdanlı, koşulsuzca sevebilecek kadar cesur çocuklar büyütebilmektir.

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s