Senden öğrendiklerim 

Güzel pırıl pırıl bir takipçimizin babası için satırları….
öncelikle tüm babaların, baba gibi babaların gününü kutlarım

Benim için babam,

5 yaşında;

elimden tutup gülhane parkına götürmüştün.. Bana aldığın ayıcığı babası ölmüş bi şehit çocuğuna verdirmiştin ve o gün bindirdiğin çarpışan arabalarda yanıma parası olmayan 3 çocuğu oturttuğun için sana kızmıştım baba işte ben sevmeyi o gün senden öğrendim..

8 yaşında;

Pazar sabahları kuş cıvıltılarını duyar duymaz gelip beni uyandırırdın.O cıvıltıların benimle konuşmak için olduğunu söyler beni inandırırdın Ben o gün mutluluğu senden öğrendim..

9 yaşında;

hani apartmanda herkesin bisikleti vardı bi benim yoktu ve bi gün sen o kırmızı bisikletle gelmiştin.. Ama ben iki tekerlekli bisiklete binmeyi bilmiyordum. Gece 12 de halısahada düşe kalka bu gece öğreneceksin diyip o gece bana o bisikleti sürmeyi öğretmiştin ya ben mücadele etmeyi o gün senden öğrendim.

12 yaşında;

okulda 23 nisan için kaymakam seçeceklerdi. Ben olmak istemiştim ve sen benim seçileceğime inanmıştın.. O gün kendime inanmayı senden öğrendim ve sayende ben seçildim.

15 yaşında;

bana sormadan gitar kursuna yazdırmıştın beni ve ben yine çok kızmıştım.. Sonra şarkı söylemeyi çok sevdiğimi bu sayede öğrenmiş oldum..

16 yaşında;

Ben Ankarada hastahanede yatıyordum. Ve bi astsubay beni rahatsız ediyodu ve ben korkudan sana söyleyememiştim. Ve sen beni görmek için Ankaraya gelmiştin. Akşam yemekhanede o askerin kafası gözü dağılmış bi şekilde görüp inanamadığımda gözlerime bakmış ve baban hep yanında dediğinde arkamda bi dağ olduğunu senden öğrendim.,

18 yaşında;

Üniversite sınav sonuçları açıklanacaktı ve sen Ankaradaydın.. Tek isteğin inşaat mühendisi olmamdı. Sınav açıklanmış ve ben kazanmıştım.. 2 saatte İstanbulda olmuş gururla bana sarılmıştın..

gururun sevdanın ne olduğunu senden öğrendim

yine 18 yaşında;

Beraber Antep e kayıtlar için yola çıktık. Beraber orduevine gittik. Sen o gece beni karşına aldın ve yaşayacaklarımı birbir anlattın.. Her zaman temkinli ve dikkatli olmam gerektiğini artık yeni bi yola girdiğimi o gün senden öğrendim.

22 yaşında;

Antepte çok mutszdum.. Uzaktı çok gelemiyordum. Beni aradın. Babam çok kötyüm dedim. Sabah Beni aradın kıızım ben antepteyim gel kahvaltı yapalım dedin.. Yanına geldim baba nasıl geldin dedim. Ben seni duayla büyüttüm seni oya gibi işledim hiç seni yalnız bırakır mıyım dedin?

Ben o gün babamın benim tek kahramanım olduğunu bi kez daha öğrendim

23 yaşında;

Okulu uzattığıma inanamayacak kadar çok güveniyodun bana.. 

Sana söylememe rağmen inanmamış Antep e gelmiştin.Sonra okula geldin ve gördün uzattığımı.. bana öğlen 3 te rakı içececğim bi yere gidicez dedin. Biz de gittik. Sonra beni aldın karşına dedin ki 

‘Şeyda sen asla vazgeçmezsin, sen okulunu uzattığına göre demekki bişeylere canın yanmış ben de sana derman olamamışım, senin canın niye yandı kızım dedin’ ben o gün senin canını ne kadar yaktığımı öğrendim.

yine 23 yaşında;

Ölmeden 2 hafta önce;

Gatanın bahçesinde denize doğru oturuyorduk.

Bana bişey olursa ağlama dedin

yine pencerene kuşlar konacak dedin

Hep ayakta kal dedin

Sakın vazgeçme dedin

Bense buna inanmadım…

Sonra

Sen ÖLDÜN..

ben yarım kaldım.. Şimdi yazdıkça çok daha iyi anladım ki sen bu hayatta ne yaparsan yap benim en büyük kahramanım, herşeyim, yol gösterenim oldun.. Ben çok ama çok şanslydım ki senin kızındım.. Artık üzülmüyorum.. Şu an yanımda olmasan bile bana öğretmen gereken herşeyi öğrettiğin için üzülmüyorum..

Şeyda Barut

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s