Mutlu biten tecavüzler

RapeHani bazı yazılar vardır, içeriğin okunması, linke tıklanması için böyle çok ilgi çekici şaşırtıcı bir başlıkla çıkar ya, şimdi bakınca bizim başlığımı zda aynı bu şekilde olmuş. Gerçi bizim yazımızın farkı içeriğinde başlıkla uyumlu olacağı.

Hepimiz kendimiz, çocuklarımız için daha güzel bir dünya, daha mutlu bir gelecek hedefiyle yaşıyoruz. Bu yaşadığımız dönemde kendimce en güzel yaptığımı düşündüğüm şey, tecrübeleri gözlemlerle birleştirmek oldu. Kitabi bilgi yanında yaşanmış tecrübeleri araştırır ve dinlerken bolca gözlem yapmaya çalıştım. Hemen hepimiz bunu yapıyoruz mutlak fakat gözlem yaparken acaba kendimizi ne derece gözlemliyoruz, kendi hayatımızı ne derece mercek altına alıyoruz?

Basit bir örnek, çocuğuna şeker vermek konusunda çok hassas bir ailenin sigara içmesi gibi. Şimdi değinmek isteğim noktada tıpkı bu sigara örneği gibi basit fakat yakın dönem acıları çok daha etkili…

Televizyon seyretme huyum çok yoktur, hani ben sadece belgesel seyrederim felsefesiyle yaşayan biri hiç değilim. Zaman zaman haberleri seyrederdim, artık haberlerin gündem hakkında bilgi vermesinden çok gündemin acı akışını göstermeye başlamasından, siyaset dilinin ve seviyesinin iyice düştüğünü düşündüğümden bu yana onu da bıraktım denebilir. Genelde eşim seyreder, zaman zaman ben de ona eşlik ederim, oynayan dizilerde “Bu kim? Ne olmuş bu kıza?” gibi yaşlı adam soruları sorarım.

Bizim dizilerimizde hemen her zaman ajitasyon üst seviyede olmuştur, zaten aldatma dediğimiz şey dizilerin temel unsuru. Bir yapımda kadın oğlu için para karşılığı patronuyla beraber oluyor ve masalsı bir aşk başlıyordu. Külkedisi masalı gibi diyeceğim diyemiyorum zira külkedisi bile 12 olmadan eve döndü, kaldı ki bu hikayeyi dinlese yok artık derdi. Hani bunu kendi kızı yapsa kıyametler koparacak aileler, bu dizlileri çoluk çömbelek ailece ağız açık seyrettiler.

Herkesin kişisel tercihidir bir şey diyemem fakat geçenlerde dikkatimi çeken bir noktaya sessiz kalmak istemedim. Yakın geçmişten günümüze yayınlanan dizilerin  çoğunluğunda tecavüz ve tecavüz sonrasında başlayan aşk hikayeleri mevcut. Tecavüzcünün belki de seven aşık rolünü oynadığı hikayeler. Tek tek dizi ismi vermek istemedim, amacım bir diziyi hedef göstermek ya da konuyu dizi polemikleri üstünden tartışmak değil, bir şekilde dizi içerisinde ana konu ya da alt konu olarak yaşanan bir tecavüz vakasının nasıl mutlu bir olaya dönüştürüldüğünü vurgulamak.

Yaşanan kadın cinayetlerine, cinsel şiddete bu kadar tepki verirken, tecavüzler nedeniyle sosyal medya platformlarında paylaşımlar yapar, zaman zaman aykırı açıklamalara tepkiler yağdırırken, bir yetkili, tecavüze uğrayan kadın doğursun biz bakarız dediğinde kızarken, dizide tecavüze uğrayan kadına sahip çıkılmasına sevinmek…

Bir başka yetkili tecavüze uğrayan kadın ölsün dediğinde kıyamet koparırken, töre aşiret dizilerinde temizlenecek namus hikayelerine ses çıkarmamak… Dizilerin içerisinde bu olayların normalleştirme gibi yayınlanmasına sessiz kalmak ne derece doğru acaba?

Herhangi bir yapımda, tecavüze uğrayan bir kadının hikayesini mutlu aşk hikayesiyle bitirilmesi ne derece doğru?
Mutlu Biten Tecavüzler ne derece doğru?

Ve bu sessizlik…

.

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s