KİMİM BEN? NE YAPIYORUM?

yaşanan acılarda birbirimize sarılmak gerekir, belkide en çok acının paylaşılması gerekir… herşeyden önce yaşanan bu acılardan çok şey öğrenmek gerekir…!

Geçen hafta hepimiz için zor bir haftaydı, büyük bir kayıp yaşadı ülkemiz…. ilk duyulduğunda sıradan karşılanan bir maden kazası, yaşanan kayıplara başlayan üzüntü ve saatler ilerledikçe artan tepki…!
mutlaka bu yaşananların bir ihmal, siyasal, maddi ve sayılabilecek çok yönü var… ve umarım ki tüm bunlara neden olanlar birgün hesap verirler.

 

işte aslında tam burada işin ucu bizlere de dokunuyor, “tüm bunlara neden olanlar”… biz hiç neden olmadık mı acaba bu olanlara?

bizlerin hiç ihmali yok mu yaşananlarda? ben bu konuda sanırım biraz farklı düşünüyorum.

 

Türkiye Maden Güvenliği Sözleşmesini 19 Yıldır imzalamadığını yeni öğrenmedik mi ? bu işçilerimizin 19 seneden fazladır böyle çalıştıklarını, yarın soma maden ocakları faaliyete geçtiğinde böyle devam edeceğini ve diğer ocaklarda işçilerin böyle çalışmaya devam ettiğini anladık mı? Anladık da bunu nasıl takip edeceğiz?

Bugün farklı kesimlerden insanlar Soma’da hayatını kayıp edenlerin aileleri için yardım seferberliğine girdi…! Dışarıdan bakınca pek güzel görünsede aklıma gelen şu sorunun cevabı yok! Tamam hayatını kayıp eden ailelerin elinden tutalım, peki ya hayatta kalanlar? Onların yaşadıkları? Yaşam savaşları? Onların çocukları neden okumasın?

 

Buradan tek tek isim vermek istemem ama o kadar çok ünlümüzü gördüm ki rahatlıkla şunu paylaşmış, 1000 TL’den 700 işçi = 1 Bakan saati… peki hiç bu matematiği kendi hayatlarınıza uyguladınız mı?

Twit attığımız akıllı telefonlar kaç işçi? Ve daha çoğaltılabilecek niceleri…!

 

geçtiğimiz hafta, televizyonda ve sosyal medyada gördüklerim ve bundan aklımda kalanlar

yaşanan bir facia

kapıda bekleşen anneler,babalar, çocuklar,kardeşler, amcalar, dostlar

olayı 1800’lü yıllarla kıyaslayıp doğal gören bir başbakan

algı oluşturmak için beyaz önlüklerle çıkartılmış bir şirket yönetimi, fakat bu yaşananlar üstüne kasap gibi algılanılcakları düşünülmeden

bunu siyasi fırsat bilenler

bunu kendine fırsat bilenler ve reklam gibi kullanmak isteyenler

gerçekten yardım için gidip o insanların ellerini tutalım önce yanlarında olalım diyen güzel insanlar

somaya giriş çıkış yasağı

önce güvenlik yazan bir maden girişine örülen duvar

 

sonuçta gözleri yaş, içleri umut dolu bekleyenlerin elinde sadece acı kaldı…ve bu acı içinde gelecek yardımlar hiç umurunda olmayan insanlar, çünkü onlar zaten yokluka yaşıyorlardı ve onların tüm varlığı birbirleriydi..!

belki yazdıklarımı saçma bulan, beğenmeyen, eleştiren olmuştur… ama benim fikrim suçlamaya artık biraz kendimizden başlamak lazım.. hepimiz bence dünyanın böyle bir döneminde çok büyük insani sınavlardan geçiyoruz…

hızlıca internette bakınca neler var bakalım

– Bedensel Engellilerle Dayanışma Derneği, tekerlekli sandalye bekleyen 673 kişi için yardım çağrısında bulunuyor.

– Her yıl 3 bin lösemili yaşamını yitiriyor
– Bağışlanan Yüzbinlerce Kan İncelenmiyor Lösemi Hastaları Kaderine Terk Edilyor !
– İlik bekleyen binlerce çocuğumuz için…İlik bankalarında bekleyen kanlar test edilsin!!!!
-Çocuk İstismarı ve Tecavüzleri

etrafımız yarattığımız sistemin mağdurlarıyla dolu…..! bir durup düşünmek lazım BEN KİMİM? NE YAPIYORUM?

bence her insanın dönem dönem kendine sorması gereken bir soru!!

büyüklük muhtaca yardım etmek değil, muhtaç etmemek!!

 

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s