ÇOCUĞUNUZU KORUMAYA KENDİNİZDEN BAŞLAYIN…

Babalar ve Kızları  facebook sayfamıza attığı mesaj ile tanıdık Gökçeçiçek Açıkel Özmen’i. Son günlerde ardarda fazlalaşarak gelen ve hepimizi üzüp fazlasıyla huzursuz eden bir konuda http://www.karne.com.tr/ sitesinde yayınladığı bir köşe yazısını paylaşmış bizimle. Mümkün olduğunca çok aileye ulaşması için blogumuzda paylaşmamızıda onayladı.

Keyifli Okumalar…

 

ÇOCUĞUNUZU KORUMAYA KENDİNİZDEN BAŞLAYIN…

Değerli anneler ve babalar,
Uzun zamandır yazılarıma bebeğimden fırsat bulamadığım için ara vermiştim. Fakat son zamanlarda yaşadığımız kötü olaylar beni tekrar yazmaya teşvik etti. Neler oluyor çocuklarımıza? Kaybolanlar, tecavüze uğrayanlar, orada burada ölü bulunanlar… Peki bizler neden koruyamıyoruz onları? Yıllarca kuruculuğunu yaptığım anaokulumda çocukların güvenliği en hassas konu oldu benim için. Kayıt yaptırmaya gelen anne babalara o güveni vermek işimizin en temel taşını oluşturuyor. Fakat görüyorum ki çocuklarımızı artık değil okullarda, parklarda; evlerinde bile koruyamaz olduk. Neden evlatlarımızın başlarına bu talihsiz olaylar geliyor? “Allah tüm çocuklarımızı korusun, onlara kötülük yapanlar cezasını bulsun..” Tamam da bizler kendimizi sağlama alıyor muyuz? Anne baba olarak çocuklarımızı Allah’a emanet etmeden önce onların güvenliğini nasıl sağlıyoruz? 

Şimdi biraz öz eleştiri zamanı… 
 
Çocuklarımızı bugüne kadar isteyen herkesin kucağına verdik sevsinler diye. “Ama annecim amca seni sevmek istiyor” derken kaçan çocuğumuz bizi mahcup etti “Kusura bakma amcası neden böyle yabanilik yaptı anlamadım” Ne kadar masum bir şey değil mi çocuk sevgisi… Fakat biz çocuğumuzu her sevmek isteyene ittirirsek “sevsin annecim” diye, toplu taşıma araçlarında “otur teyzenin kucağına” diye hiç tanımadığı birinin kucağına oturtursak eğer; çocuk sokakta kendisine yaklaşan, ona dokunmak isteyen yabancıları nasıl ayırt edebilecek hiç düşündük mü? 
 
Sizler anne baba olarak onları dudaklarından öptüğünüz sürece çocuklarınıza yabancılarla öpüşülmemesi gerektiğini nasıl anlatacaksınız? Sadece anne ve babalarla dudaktan öpüşülür mü diyeceksiniz? Peki ya eşlerin birbirini öpmesi? Anne babalar birbirini öpüyor, sevgililer öpüşüyor ee çocuğunuz sizinle olan ilişkisinde çelişkiye düşmeyecek mi? Asıl önemli olan, sokakta biri onu öpmek istediğinde bu onun için sıradan bir durum olmayacak mı? Herkes herkesi dudağından öpebilir mi? 
 

Bizler baskıcı toplum anlayışıyla büyümüş bir nesiliz. “Şşt, cıss, ayıp, günah…”lar vardı bizim çocukluğumuzda. Bizim çocukluğumuzda pipi amcalara gösterilecek bir övünme organıydı. Sünnet olan çocuğu erkek adam ilan ederlerdi. Bizi ailelerimiz amcaların kucaklamalarından, teyzelerin mıncıklamalarından korumazdı, biz kaçarsak ayıp etmiş olurduk. Misafirler gidince yerdik fırçayı. Bizler bu anlayışı değiştirerek sağlıklı bir nesil yetiştirmek zorundayız. Çocuklarınızı baskı altında tutmayın, onların sorularını cevaplayın. Cinsellikle ilgili kafalarında oluşan meraklarını gidermek isteyecekleri dönemler olacak. Cinsel organlarını elleyecekler uzun uzun, karşı cinsinkini merak edecekler. Çek elini çok ayıp demeyin. İlgisini dağıtın, odağını değiştirin. Ayıplarla, günahlarla çocuk büyüten toplumların bu kayıpları yaşaması kaçınılmazdır. Cinsel organlarımız mahremdir evet fakat utanılacak bir şey değildir. Biz daha utanmaya takma isimler takarak başlıyoruz. Penis demeye, vajina demeye utanıp pipi, kuku diyoruz mesela. Çocuklarınıza takma isimler değil gerçekleri öğretin. 
Bebeklerinizin alt açmalarını görsel bir şölene çevirmeyin. Bebeğinizin altını yalnız değiştirin ve annenin dışında en fazla 2-3 kişi daha olsun bu işi yapan. Cinsel organını sevmeler, öpmeler, gereksiz dokunmalar oluşacak cinsel kimlik için son derece zararlıdır. Dedeler, dayılar, teyzeler eşliğinde “hanimiş”lerle çocuğunuzun altını açtığınız sürece, onların çocuğunuza serbestçe dokunmaları, onu çıplak görmelerine izin verdiğiniz sürece çocuğunuz sokakta kendisine dokunmak isteyen birini yada onu çıplak görmek isteyen sapkın insanları nasıl ayırt edebilir?

 

Çocuğunuzun da bebeğinizin de mahremi vardır ve olmalı. Kimseyle çocuğunuzu tuvalete yollamayın. İnsanları kırmamak adına anneannelere, dedelere, komşulara bebeklerinizin çıplak bedenlerini sevdirmeyin, öptürmeyin. Bebek dahi olsa onun bedenine saygı duyun ki o da bu saygıyı yabancılardan beklesin, kötü niyetli insanları ayırt edebilsin ve kendi de büyüdüğünde saygı duymayı bilsin. Onun vücuduna o istemediği sürece kimsenin dokunamayacağını çocuk bilmeli. Akraba bile olsa kendini öptürmek istemiyorsa eğer kimse onu öpemez. “Ama bir kere öpsün” demeyin. Yakınlarınızın “beni bir kere öpersen sana şunu veririm” vaatleri ile çocuğunuzu öpmelerine izin vermeyin. Unutmayın ki sokakta da aynı yöntemi uygulayan, şekerlerle çocuk kandıran sapıklar var. Bu yöntemleri sıradanlaştırırsanız çocuğunuz kötülüğü yine ayırt edemez. 
 
Kendi çocuğunuzu başkalarına azarlatmayın, bağırtmayın ve aşağılatmayın. “Aşağıdaki komşu teyze gelecek şimdi göreceksin!”, “Hii garson abi sana nasıl bakıyor”, “Bak amca şimdi sana kızacak ama”, “Yarın öğretmenine anlatacağım bunları”… Hiç kimse sizin çocuğunuza kızamaz. Hiç kimse sizin çocuğunuza bağıramaz. Öğretmenler birer yol göstericidir, korku unsuru değillerdir. Çocuklarınızı ezik yetiştirmeyin. Öz güven gelişimi için bu son derece zararlıdır. O bir birey olarak herkesten saygı duymayı beklemelidir. Saygı görmek çocuğunuzun en doğal hakkıdır. Anne, baba, öğretmen, akraba dahil herkes çocuğa saygı göstermelidir. Herkes bana kızabilir düşüncesini çocuğunuzda oluşturmayın. Ona kızmak, onu aşağılamak, başkalarıyla kıyaslamak, utandırmak, yargılamak çocuğunuzun ileride öz güvensiz, başarısız, komplekslerle dolu bir birey olmasından başka bir işinize yaramaz. Çocuğunuzun uslu durması adına dışarıdaki yabancı insanlardan korkmasını sağlarsanız eğer, çocuk onlara karşı kendini korumayı öğrenemez. Korkutmak bir eğitim aracı değildir ve asla da olamaz. 
 
Ve son olarak çocuklarınıza her zaman örnek olun. Unutmayın ki bu en güzel eğitimdir. Çocuklarınızı korumaya kendini evinizden başlayın. İşe yaradığını göreceksiniz. Tüm kötülüklerin çocuklarımızdan uzak kalması dileğiyle…

Teşekkürler Gökçeçiçek…!

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s