baban duymasın…!

Aman baban duymasın…!

Her ailede en az birkez kullanılmıştır bu cümle, aman baban duymasın, baban gelsin söylicem ne yaptığını :)… bunlar aslında aile içi ufak oyunlar olduğu kadar otoriter ailelerde gri alanlardır… bilmem hatırlarmısınız ” en son babalar duyar ” diye bir dizimiz bile vardı. Aileler , bizim toplumun sosyal dokusunun bir parçasıdır . Aile içinde yaşayan her bir birey, hepimiz anne ve babalar çocukları bir aileninen temel parçası olduğunu kabul ediyoruz . Bu yapı içerisinde  ebeveynlerin çocukları ile paylaşmayı tercih ettikleri ilişki türü , çocuklarını aslında nasıl yetiştirmek istedikleri yoluda belirler.

Ebeveynlik , hepimizin bildiği gibi , karmaşık bir faaliyettir . Bir ebeveyn olmak kolay bir iş değildir ; bir kere eriştin mi o mertebeye sonsuz sorumlulukları ve zorlukları gelir . Psikologlar çeşitli içine ebeveynlik stilleri sınıflandırıyor . Bunlardan birinin de otoriter ebeveynlik diyoruz . Bu yazıda, özellikle toplumumuzda otoriter ebeveyn modeli babalar gösterildiği için bu konuya dokunmak istedim… Otoriter babalar yada olmak isteyen babalar bir kez düşünsün diye.

Otoriter Ebeveynlik nedir ?İçerik

Temel olarak, çok katı aslında katı değil keskin demek daha doğru olacaktır.. çok keskin disiplin kurallarını temel alan, günlük pratiklerde minimum özgürlüğü içeren bir yöntem. Otoriter ebeveynler çocuklarından çok fazla talepte bulunarak, çocukların herhangi bir itiraz yada karşılık vermeden bu istekleri yerine getirmelerini bekler. Şüphesiz her anne baba çocuklarına iyi yapılandırılmış güzel bir gelcek ve yapı kurmak ister, fakat kurallar üstünde bu kadar kesinlik aynı zamanda despot ve zorba bir yapı eğilimide oluşturur…!

Yapıtığımız herşey bir madolyonun iki yarısı gibidir, özellikle çocuklara davranışlarımız ile verdiklermiz.. verdiğimiz biz çok şeyin hedefi ne kadar doğru bulduğunu seneler sonra anlıyor.. belki bir dede olarak torunlarımıza nasıl davrandıklarını gördüğümüzde daha net anlamış olacağız…. Otoriter ebeveynlik için bir avantaj Çocuklar için kuralların olması ve bunları bilmeleri, yaşanan şeylerin sınırlarını bilmeleri mutlak bir avantaj olsada halen daha zihinsel gelişimini devam ettiren bir çocukla yaşadığımızı unutmamak gerekir.

Çocuğu disipline ettik, otorite belirlediği kişiler ve yönlendirmeleri altında iyiler, peki özellikle yaratıcılıkta ve saflıkta en üst noktalarda olduğu yaşlarda özgürce düşünmesini baskılamak bir nevi yeteneklerini kısıtlamak olmaz mı? Kendisi hoşansada hoşlanmasada aile kararı olduğıu için dayatılan her kararı uygulaması düşük benlik saygısı, güven ve cesaret eksikliği gibi sonuçlar doğurmaz mı? Sizler “biz babamızın yanında oturamazdık” diyenler görüş ve fikirleriniz dinlensin istemezmiydiniz?


Çalışmalar göstermiş ki Otoriter ebeveynlik çocuklarda kötü sosyalleşme becerilerini tetikler . Evinde bile fikirlerinin dinlenmediği, ağır disiplin kurallarına ve onun getirdiği sert cezalara maruz çocukların sosyal hayata adaptasyonları daha zor olmaktadır.

Otoriter ebeveynlik özü sevgi, bakım veçocuk için parlak bir gelecek umudu olsada benimsenen yöntem yanlıştır ve çocuğun geleceği için felaket olabilir .

Zihinsel ve duygusal gelişimini beraber oluşturduğunuz çocuğunuz için en iyi gelecek ona sevgi ve destek ile yanında olmak.

 

 

 

 

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s