üç taksitte ödenmek üzere 25 bin TL karsılıgında evlendirildi

Bir süredir artan takipçilerimiz ve geçen süre içerisinde babalar ve kızları olarak, sadece bir baba ve kızının güzel hikayesi olmaktan çıkıp… bu güzel hikayelerin yanı sıra ufak ufak sosyal konularada değinmek, zaman zaman eğitici konularda yazılar ve görsellerde paylaşmaya başladık…! Tabi bunları yaparken hedefimiz bir görseli kopyala, blogmuzda paylaşalımdan öte… o konuya biraz değinelim, fikrimizi söyleyelim, hatta yoksa fikir edinelim ondan sonra bir kaç söz yazalım çizelim oldu…!

Mümkün olduğunca yazılarımızı da konu uzmanı gibi değil, uzman bir baba olarak… bir baba olarak yazmayı hedefledik. Böyle olunca konunun uzmanları olan biten için ne demiş, aslında neymiş ne değilmiş diye araştırarak yazıyoruz yazımızı.

Son zamanlarda beni en rahatsız eden konulardan birisi çocuk gelinler… Çocuk Gelinler lafı dahi bir insan olarak, bir baba olarak hele ki bir Kız babası olarak beni çileden çıkarmaya yeterken, bunun üstüne bir iki kelime yazalım ama bakalım neymiş ne değilmiş önce bir araştıralım dediğimde, gördüklerime okuduklarıma inanamadım…

pos-tefeciligine-yeni-onlemKarşıma çıkan ilk kaynaklardan birinde aynen bu şekilde başlıyordu döküman

“Adana’da 15 yasındaki kız çocuk, 30 yasında bir erkekle üç taksitle ödenmek üzere 25 bin TL karsılıgında evlendirildi. 7 yıl sonra halen aynı erkekle evli olan ve bes çocugu bulunan kadın, kızların satılmasına karsı oldugunu söyledi. 31.Ocak.2009”

Akıl almaz birşey değil mi? Bu 2009 senesinin kapanış haberiyken, 2010 yılı bu konuda şöyle başlıyordu

“Çorum Sungurlu’da 40 yasındaki bir erkek, 12 yasındaki kızını 29 yasında bir erkekle birlikte yasamaya zorladı. Ankara’ya tasınan çiftin bebek bekledigi ögrenildi, bir süre sonra da anlasmazlık yüzünden kız çocuk ailesinin yanına döndü. Hastanede ölü oldugu anlasılan bebek alındı. Kız çocukla daha önce flört eden 20 yasındaki bir erkek, onunla evlenmek için babasına 10 bin TL teklif ettii. Iki erkek 3 bin liraya anlastı ama resmi evlilik olmadı. Paranın geri kalanı için çıkan tartısma sonucu, kız çocugu magdur eden herkes gözaltına alındı, kız ise ailesine teslim edildi. 21 Ocak 2010, Anadolu Ajansı”

ve dökümanın kendisinden, içinde yazan hikayeleri, başlıkları gördüklerime inanamadım.. 2010 senesine ait bir Almanak bu… Uçan Süpürge Derneği hazırlamış, ne acı bu konu hakkında bir ALMANAK sahibi olmak. İyi kötü dökümanı okuduk, öncelikle böyle bir konuda yürüttükleri proje için UÇAN SÜPÜRGE ‘ye ve Çocuk Gelinler Projesine verdikleri katkı için Sabancı Vakfı’na binlerde teşekkür edip, olaylarda bu minicik kızlarımıza bunları yaşamasını reva gören tüm katılımcılara küfürler ederken bir başka linkle karşı karşıya geldik1911922_698392630224465_777262455_n

Bu bir bilimsel çalışma, Hacettep Universitesi tarafından yürütülmüş… Çalışma Başlığı aynen Şöyle

“Önemli bir kız çocuk ve kadın sorunu: Çocuk evlilikler”

Bunu gördüğümde aklıma bir kaç gün önce paylaştığım bir fotoğraf geliyor.

2012 senesinde 40.428 kız çocuğu kadın edildi…. bu nedenle Halk Sağlığı tarafından uygun görülen başlık bu olmuş… Kız Çocuk ve Kadın Sorunu…!

Çalışma ülkemizde gerçekleştirilen erken ve zorla evliliklerin sebep ve sonuçlarını tartışmak, uluslararası ve ulusal alanda erken ve zorla evliliklerin yerini incelemek, erken yaşta evliliklerin görülme sıklıklarına dair durumu gözden geçirmek amaçlanmış.
Çalışmada erken evlilikler konusunda yayınlanmış bilimsel literatür taranmış, ulusal ve uluslar arası raporlar ve durumlar incelenmiştir. Erken evlilikler ile ilişkili uygulamalar, konuyla ilgili yakın tarihli araştırmalar değerlendirilmiş, bulgu ve sonuçları derlenmiş,

Araştırma sonuçlarına göre Türkiye’de çocuk evlilik yüzdesinin %30 ile %35 arasında seyrettiği belirtilmiş… yani bu hemen hemen her 3 çocuktan biri demek değil mi ??
Evlenen kız çocuğun ruhsal ve bedensel gelişmeleri olumsuz etkilenmektedir. Çocukluk hakları ellerinden alınan
çocukların yaşamlarının ileriki dönemleri de olumsuz olarak etkilemektedir.

Tüm Belge İçin : “Önemli bir kız çocuk ve kadın sorunu: Çocuk evlilikler”

Açıkçası çalışmada bunun neden ve sonuçları için bir bölüm varken aşağıdaki Tabloyu görünce nedenler bana çokda geçerli gelmedi.  Aşağıdaki Tabloda Tıbbi ve Psikososyal sonuçları kısca özetlenmiş.

Untitled bir baba kızına bu geleceği layık görebilir… ben hiç bir geçerli neden bulamadım.

Böyle böyle çoğalıyor dökümanlar, hikayeler, belgeler, haberler, biten gelecekler, dağılan aileler, gözyaşı.. hiç bir mutlu hikaye yok…!

Ve bu konuda hikayeler, belgeler büyüyor… bir belgede son dört senede 180.000 gibi çocuk gelin rakamı verilirken, yetkililer bu konuda açıklama yapıyor… bazı yetkili makamlar azaldı diyor…! Aslında hiç olmaması gereken bir şeyin azalmış olmasına mı mutlu olsak ki? Yada kaç çocuk gelinimiz olursa mutlu bir ülke oluruz, bu bir sorun olmaktan çıkar…!

Biz bunları tartışırken The Guardian yaptığı bir araştırmaya dikkat çekiyor… her yıl dünyada 18 yaş altı 10 milyon çocuğun gelin olduğunu vurgulanırken, The Guardian çalışmasına göre Dünya İkinciliğini alıyoruz…!

Belgeler veriler şunu söylüyor fakat, ben bir baba olarak şöyle özetlemek isterim.

“Antalyada düzenlenen Korunması Gereken Çocuklar Sempozyumunda konuşan yardımcı doçent Ahmet Burhan Çakıcı, yaşadığı hadiseyi şöyle anlattı: Gümüşhanede yolda bir kız çocuğunu kucağında bebeğiyle ağlarken gördüm. 16 yaşında evlendirilmiş, anne olmuş. Bebeğinin eli yanmış, ne yapacağını bilmiyor, çocuğuyla birlikte ağlıyor. Aslında orada bir anne ağlamıyor. İki çocuk ağlıyor.”

Bu paragrafı okuduğumdan beri aklımdan çıkmıyor, 40 yaşında bir baba olarak yavruma birşey olsa nasıl çaresiz kaldığım aklıma gelirken, kızımın saçma sapan bir bez bebeğin üstünü örterken ona şefkatini görürken, bir çocuğun canından çocuğuna çaresizliğini anlamak zor olmasa gerek.

Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi’ne göre 18 yaşından küçük herkes çocuktur.

ve yine

Uluslararası belgelere göre, on sekiz yaşının altında yapılan evlilikler erken evlilik olarak nitelendirilmektedir. Bireyin
ruhsal ve fiziksel gelişimini tamamlamadan yaptığı bu evliliklerin büyük çoğunluğu bireyin bilinçli rızası dışında yapılması
dolayısıyla da ‘erken ve zorla yapılan evlilikler’ olarak literatürdeki yerini almıştır.

Nasıl bitirebileceğimi bilmiyorum, kelimeleri toparlıyorum toparlıyorum ama cümle sonu genelde küfürle bitiyor.

Kısa ve sade bir şekilde bitirmem gerekirse, babalık, büyüklük bir şeyi zorla yaptırma gücüne sahip olma değil, zorla bastırılan bir güç karşısında canlarının önünde durabilmektir.

Bebek beklerken, kızımız olacağını söylediğimizde sıkça söylenen bizre “şanslı ana-babanın kızı olurmuş” sözü oldu…. evet kızı olan her ana baba şanslı iken, ana-babası olan her kız şanslı mı??

Yazımı evlatlarına bunları yaşatan, bunlara şahit olup susan, çanak tutan, sessiz kalanlar için #şerefsiz #korkak taglerine izninizle eklemek isterim.

 

 

 

Advertisements

One thought on “üç taksitte ödenmek üzere 25 bin TL karsılıgında evlendirildi

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s