Lara & Cemre

Görsel algımız geliştiğinden beri, kendimizi farklı ifade eder olduk.
Babalar ve Kızları içinde Hiçdurmazlar serisine başladığımdan beri, kağıdı kalemi çok daha az ele alır oldum.
Küçük küçük karelerde hazırlanmış, minik karikatür benzerleri eğlenceli ve mutlu anlarımızı belgelesede, bir çay keyfinde okunacak kadar zamanını almıyor insanın.
Hani çok sevdiğiniz özlediğiniz birinden kart alır yüzünüzde bir gülümseme belirir, içinize bir heyecan gelir… işte o heyecan aslında bir çay eşliğinde, belki bir çilingir sofrasında
Yaptığınız bir sohbetin, belki beraber ağladığınız beraber mücadele ettiğiniz hayatın bir kesitinin heyecanıdır.

İşte bizim yazılarımızda böyle belki, bu minik karelerdeki anektodlar, aslında büyüdüğünde bizim minik makarnanın hiç nedenini hatırlamadığı mutlulukların hikayeleri olacak.

Bir dönemdir, yazamadık uzak kaldık… yaşanmadımı hayat bizim için hemde ne dolu dolu yaşandı.. acısıda vardı tatlısıda!

Seneyi Maya kehanetleri, kıyamet alametleri içinde bitirirken, yeni gelen sene birazda uğursuz olarak adı çıkmış 13 sayısının etkisinde başladı. Ufak tefek rahatsızlıklar derken,
Şubat başında ailemizden iki kayıp bizi gerçekten üzdü.

Biz beraber büyümüştük İklil’le, hatta çocukluğuma dair bazı fotoğraflar vardır, ben anaokulundayım doğum günüm ve o partide bana eşlik eden, kavalyem İklil. Dans ediyoruz, belkide düşündüğümüzde ilk dans partnerim benim İklil, bende onun..

Zaman geçiyor aradan Anadolu liseleri sınavına giriyoruz, o Galatasaray’ı kazanıyor ve ben Yükseliş kolejini… o akşam aynı evdeyiz, Ankara’da bizim Bülbül deresinde ki evde. İlk anlar ben çok üzülüyorum bir Galatasaray taraftarı olarak kazanamadığım için. Diyor ki bana bak sen annenin okulunu bitireceksin, bende babamın… yaş itibarıyla şımarıklıktan değil, gerçekten üzüldüğüm için bana destek oluyor.

Yıllar geçiyor, ailenin iki farklısı olarak geneli mimar olan bir ailede bir mühendis bir avukat çıkıyor, ama ne Leyla ne Hale hanıma yetmiyor bu!! Birde doktor olsaydı diyorlar… Hoş ben daha sonra sağlık sektörüne girerek bu işi hallettim.
Daha sık görüşüyoruz artık, yaramazlıklar devam ediyor, türleri farklı masumiyet seviyeleri değişti… Bir akşam bağdat caddesinde ki evde, gizlice sigara içelim derken evi yakıyorduk. O zamanlar en büyük sırrımız bu sigara. Rumeli Kavağına balık yemeğe gittiğimizde, aile eğlencelerimizde… amel olmuş bir kuzen grubu. Sanki incir yedik su içtik… herkes sırayla tuvalette…!
Ve bu döngü bir gece Ali Eniştemin, ben ve iklil tuvalette sigara içerken, çağırın şunları içecekseniz adam gibi sofrada için demesiyle bitiyor.

Derken Sırayla kuzenler evleniyor… benim yaş grubundan en sona ben kalıyorum… alan yok sanılmasın ben eşim gibi narin bir parçayı bulamadım ( eş durumundan yağ yakalım )

Ve bu sayfayı hazırladığım güzel makarnam Lara Doğuyor, hemen ogün ilk yanımızda olanlar İklil, Hale Teyzem ve Ali Eniştem.. derken Bizim 5. Evlilik yılımızı kutlarken İklil Cemre karnında bize katılıyor, ve kısa bir süre sonra Cemre ailemize katılıyor.

Çok hızlı bir geriye baktığımda bizim 2 yaşında başlayan serüvenimiz, çocuklarımızın aynı yaşlara gelene kadar devam ediyor.
Ve aslında tüm yaşananlar bir ömür sürmüşte olsa, saatlerce anlatıp ağlasak kızsak ve gülsekde, bir gözyaşına sığacak kadar tüm yaşananlar.

Ve benim için en üzücüsü, hayatın bana ne dostluklar ne anılar kaybettirdiğini, tüm bu yazdığım iklil ve benim çok kısa anı defterimizi oluşturan, bizimle bunca sene bir ömüre ortak olan Ali Eniştemi kaybettiğimizde anladım. Filiz Abla, Selma Abla, Mustafa Abi kızları Zeynep, Atila Abi… Temuçin Kızıltan ve onlarla canlanan bir çok anı… Çocukluğumuzun anıları, bugün bizi biz yapan bütün değerler ve insanlar… bizi biz yapan herşey ve tüm bunlardan bizi uzaklaştıran hayat…

İklil ve Benim 2 yaşında başlayan serüvenimiz, çocuklarımızın aynı yaşlara geldiğinde başlıyor, yukarıda Ali Eniştemin duası okunuyor, onun odasında biz tüm kuzenler bir arada, Lara ve Cemre aynı yatağında içinde neşeyle oynuyor.. İlk defa bir araya geliyorlar, daha önce bir araya gelecek kadar zaman ayırsaydık keşke birbirimize, Ali Eniştem böylede görseydi keşke, Keşke ben onları Ali Eniştem ile bir arada görseydim.

Benim Ali Eniştem’den öğrendiğim en önemli şey YANINDA OLMASI, ne olursa olsun…. Ali Eniştemin yokluğu, belki bizim erteleyerek geciktireceğimiz bir buluşmayı sağladı, Kendisi anılarımız içinde yaşamak için yerini alırken, çocuklarımıza bir aile olarak yaşanacak ve anlatılacak yeni anılar için buluşturdu… Bir insanın gidişi hiç bu kadar birleştirici olmamıştı. Bizimde aile olarak yapmamız gereken, bizden önceki büyüklerimiz gibi kendimizi ve çocuklarımızı bir arada birbirimize saygılı ve sevgi içinde tutmak…

Sevgili Kızım,

Ali Enştemi en son Yeditepe yoğun bakımda gördüm. Önce annem ziyarete girdi benim geldiğimide söylemiş, Ali Eniştem o içeri gelmesin evde bebek var çocuğa mikrop bulaştırmasın demiş. İçime sinmedi görmeden gitmem dedim ve içeri girdim, kapalı bir camekan arkasındaydı eliyle gelme dedi tamam içeri girmicem camekan arkasından konuşalım deme fırsatı bile vermedi. Bir Kral’ın Nöbetçilere seslenişi gibi hemşireye seslendi ve beni dışarı attırttı. Eminim benden sonra “serseri kerata” diyerek bana tatlı bir kızgınlığı oldu. Bende öyle yapınca daha bir rahat ettim, endişem azaldı fakat yanılmışım.
O durumda dahi, kendinden savunmasızı düşünebilecek kadar inceydi…

Sayın Ali Berkan, hayatımın iyi kötü her anında yanımda olduğun için teşekkür ederim.

Ali Eniştemin bizimle başlattığı hayat hikayesi, biz ve bizim çocuklarımız ile devam edecek!

20130225-160144.jpg

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s