2 Nisan Dünya Otizm Günü

Genelde bir iki kelime her zaman yazmak isterim, fakat bu denli önemli bir gün ve konuda, haberi direk almak yoluna gittim.

Çocuklarımız hepimiz için önemli iken, güzel bir dünya için her bir çocuk en az kendi çocuğumuz kadar önemli.

 

Lütfen okuyun ve paylaşın… Yazıda dediği gibi

 

OTİZM EKSİKLİK DEĞİL, FARKLILIKTIR! FARKLILIKLARI BIRLIKTE  FARKEDELIM!

 

 

Türkiye’de de 450 bin kişinin otizmli olduğunun tahmin  ediliyor.

 

Otizm üç yaşından önce başlayan ve ömür boyu süren, sosyal etkileşime ve  iletişime zarar veren, sınırlı ve tekrarlanan davranışlara yol açan beynin  gelişimini engelleyen bir rahatsızlıktır..

Dr Ayhan Akcan hastalıkla ilgili şunları anlattı:

” Otizm vakalarının sayısı 1980’lerden beri oldukça fazla oranda artmıştır.  Bunun nedeni kısmen tanı koyma yöntemlerindeki değişikliklerdir;

Otizm beynin birçok kısmını etkiler ama bu etkinin nasıl geliştiği çok iyi  anlaşılamamıştır. Ebeveynler genellikle çocuklarının yaşamının ilk iki yılında  belirtileri fark eder. Erken davranışsal ya da kavrayışsal müdahaleler  çocukların kendine bakabilme yetisi ile sosyal ve iletişimsel yetiler  kazanmasına yardımcı olabilir. Otizmin çaresi yoktur. Otistik çocukların çok azı erişkin olduktan sonra bağımsız yaşamakta, bunlardan bir kısmı bunda başarılı olabilmektedir. Bazılarının otizme bir çare aradığı, diğerlerinin de otizmin bir  bozukluktan çok bir durum olduğuna inandığı bir otistik kültür ortaya  çıkmıştır.

Bir annenin doğum sonrası çocuğunun (tüm özür grupları dahil olmak üzere)  özürlü olma oranı %2dir; Otistik olması oranı ise %0.5′tir (eskiden bu oran  4/10.000 olarak değerlendirilirdi). Bir otistik çocuktan sonra, ikinci çocukta  otizmin ortaya çıkması riski %3 dür. Otizm erkek çocuklarda kız çocuklarından 4  kat daha fazla görünmektedir Her çocuktaki otistik belirtiler ve bunların  seviyesi farklılık gösterebilir, bu nedenle otizmin seviyelerini kategorize  etmek güçtür.

DSM- IV (Zihinsel hastalıklar için tanı ölçütü)  ölçütlerine göre her 150  çocuktan birinin otizmden etkilenmiş olduğu kaydedilirken, Türkiye’de de 450 bin  kişinin otizmli olduğunun tahmin ediliyor.

Türkiye genelinde devlet okullarında sadece 2 bin 114 otizmli çocuk eğitim  alıyor. Otizmli çocuklara eğitim ve terapi verecek donanımda ve yeterli sayıda  öğretmen bulunmadığını da maalesef acı bir gerçektir. Bu durumun üniversitelerde  yeterli sayıda program ve öğretim üyesi bulunmamasından ve ilgili kuruluşların  bu konuda eksik olmamasından kaynaklanıyor.

OTİZM EKSİKLİK DEĞİL, FARKLILIKTIR! FARKLILIKLARI BIRLIKTE  FARKEDELIM!

Otizm gittikçe artan ve her bireyi farklı şekilde etkileyen bir durumdur.  Ülkemizde halen otizmli bireylerin çoğunluğunun zihinsel engelli olduğu  düşüncesi hâkimdir ve bu yüzden otizmli çocuklara zihinsel engelli çocuklar gibi  yaklaşılmakta ve bu şekilde eğitim verilmektedir. Oysaki otizmli bireyler  bilgiyi öğrenmede değil, öğrenilen bilgiyi yaşamlarında uygun şekilde  kullanmakta sıkıntı yaşamaktadırlar.

Otizmli çocukların sınırlılıklar yaşadığı alanlar bellidir. Fakat bu  sınırlılıklar çocuğun yapabileceklerinin sınırını çizmemelidir. Eğitimler her  zaman çocuğun farklılıklarını olduğu gibi kabullenmeye ama bu sınırlılıkları aşmaya yönelik olmalıdır. Ayrıca farklı olmak yanlış ya da kötü bir şey  değildir. Bizler bugün anlayamadığımız ya da tuhaf bulduğumuz için  çocuklarımızın farklı davranışlarını yanlış ya da kötü diye  nitelendiremeyiz.

Otizm tanısı alan her çocuk öncelikle bir çocuktur. Otizm tanısı alan ve  eğitimlere başlayan her çocuk farklılıklarına ve sınırlılıklarına rağmen; her  çocuk gibi oyun oynamalı, sosyalleşmeli ve yaşayarak öğrenmelidir. Eğitimlerde  de bunlar göz ardı edilmemeli ve eğitimler çocuğu pasif kılan, ezbere dayanan  eğitimler olmamalıdır. Tam tersi çocuklar katılımcı, öğrenen, eğlenen ve  öğrendiklerini gösteren bir birey olma yolunda desteklenmelidir.

Otizmli bireylerin sözel ifadesinin olup olmaması okuma yazma öğrenmelerine  engel değildir.

Yaygın gelişim bozuklukları tanısı almış olan bireylerin dil, iletişim Son  yıllarda yaygın gelişim bozuklukları ve özellikle otizm hakkında bilgimiz çok  artmasına ve çevremizde otizm tanısı almış kişileri daha çok görmemize karşın,  bu gelişimsel bozukluklara ilişkin hala bir çok yanlış inanış olduğunu  görmekteyiz. Konuya ilişkin bilgisi ve deneyimi olmayan kişiler, özellikle özel  yetenekleri olan otistik bireylerle karşılaştıkları zaman bu çocuklar hakkında  çeşitli efsaneler üretebilmektedirler.
Otizm tanısı alan bireylerin  bazılarının özel bazı yetenekleri olduğu görülmektedir. Örneğin kendi bakımını yapamayan bir birey önümüzdeki 40 yıl içindeki her hangi bir tarihin hangi güne  denk geleceğini bilebilir, benzer şekilde herhangi bir mimari tasarıma ya da  manzaraya bakan genç adam, daha sonra gördüğü manzarayı en ince ayrıntılarına  kadar çizebilir.
ve sosyal etkileşim güçlükleri nedeniyle, bilişsel  düzeylerini değerlendirmek oldukça zordur. Otizmli grup içerisinde normal ve  normal üzeri zekaya sahip bireyler olduğu gibi, zihinsel engelli olan bireyler  de bulunmaktadır. Son çalışmalar otizmli bireylerin yaklaşık yarısının düşük  işlevli bireyler olduğunu göstermektedir. Ancak her otizmli birey zihinsel  engelli değildir.
Bir bireyde otizm ya da Yaygın gelişim bozukluğu  altında yer alan diğer sendromlardan birinin bazı belirtileri olduğu zaman, bu  durum bireyin mutlaka otizm ya da yaygın gelişim bozukluğu tanısı almasını gerektirmez. Bireyin yetersiz olan iletişim, sosyal etkileşim ve yinelenen  davranışlarının sayısı ve derecesi otizm ya da yaygın gelişim bozukluğu tanısı için doktora başvurulmasını gerektirmektedir.
Henüz otizmi tedavi eden  sihirli ilaçlar ya da tedaviler yoktur ancak, erken yıllarda tanı konan ve  müdahaleye başlanan çocuklarda gözlenen bazı belirtilerin azaldığı bilinmektedir.
Yaygın gelişim bozukluğu tanısı olan bireylerin duyguları vardır ancak duygularını farklı yollarla ifade ederler. Çevrelerindeki diğer  kişilerle duygusal bağ oluştururlar, duygularını toplumun çoğunluğu gibi ifade  edememeleri bağlılık geliştirmeyeceklerini göstermez.
Yaygın gelişimsel  bozukluğu olan çocuklar için erken tanı ve erken müdahalenin çocukların gelişimi  üzerinde anlamlı değişikliklere yol açar. Anne babalar kesinlikle “bekle ve gör”  yaklaşımını benimsememeli, gözledikleri özelliklerin yaşla birlikte  kaybolacağını beklememelidirler.
Otizmli çocukların ortak özellikleri  olsa da her çocuğun kendine özgü özellikleri vardır. Eğitim hizmetleri  çocukların özel gereksinimleri temel alınarak planlanmalıdır.
Aileler,  çocukları konuşamıyor ya da bildiklerini göstermiyor diye ümitlerini  kaybetmemeli, eğitimden vazgeçmemelidirler. Doğru davranıldığı, birey olarak  saygı ve sevgi gördükleri, otizmlerine değil kişiliklerine öncelik tanındığına  inandıkları, güvendikleri ve hazır oldukları zaman çocuklar bildiklerini  göstermeye başlamaktadırlar.

Otizmli çocukların kendilerini ifade edememesi ya da ilgilenmiyor gibi  görünmesi konuşulanları anlamadıkları anlamına gelmemektedir. Tam tersine bu  konuların yanlarında konuşulmasından son derece rahatsız olmaktadırlar ve  davranış problemleri ile bunu ailelerine anlatmaya çalışmaktadırlar.

Türkiye’deki otizm alanında çalışmalarını sürdüren birçok sivil toplum  örgütünün bir araya gelerek kurduğu Otizm Platformu 2 Nisan’ın “Dünya Otizm  Günü” ilanı nedeniyle, otizmle ilgili bilinçlendirme ve tanıtım kampanyaları oluşturuyor. Platform bu amaçla Otizm Platformu Bildirgesi’ni 2 Nisan’dan  itibariyle devletin ilgili birimlerine ve kamuoyuna sunmaya başlayacak.  Bildirge’de otizmin nasıl bir hastalık olduğu ve belirtileri anlatılırken,  tedavi yöntemleri de açıklanıyor.

Otizmli bireylerin toplumla içice olmalarını ve huzur içinde yaşamalarını temin etmek otizmin farkına verip onların yanlarında olmak destek vermek  hepimizin görevi olmalıdır.

Kaynak : http://www.haber3.com/2-nisan-dunya-otizm-gunu-1271017h.htm#ixzz1qsXe4PL4

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s