Ne kadar çoğaldı…

Geçen gece miniğimiz hastalandığında hastane aciline gittik, hani kızım hasta sinir bozucu ama çocuk acilde gördüklerimde bir o kadar sinir bozucu… İçerideki 5 çocuktan 4 ü Nebilüzatör cihazında, gelenlerde de oran çok farklı değil gibi… Ne kadar çoğaldı bu alerjik astım dedim bir baktım internetten…

İlginç yazılar buldum, bakın sizde

Çocuk alerji ile henüz doğmadan, annesinin karnındayken tanışıyor ve doğduktan sonra sadece bir karar veriyor. “Alerjik mi olacağım yoksa enfeksiyon mu geçireceğim..?”

Neşe, keyif ve eğlence mevsiminin ardından hüzünle gelen sonbaharda, bazı hastalıklar yeniden sahne alıyor. Özellikle deniz mevsimini sağlıklı geçiren çocuklar, sonbahar aylarıyla birlikte alerjik hastalıklarını yeniden hatırlamak zorunda kalıyor. Bu aylarda en fazla rastlanan alerjik astım ise unutulmuş öksürükleri, hırıltılı nefesi ile hem çocukların hem de ailelerin yeniden kabusu haline geliyor. Oysa çocuk alerji ile henüz doğmadan, annesinin karnındayken tanışıyor ve doğduktan sonra sadece bir karar veriyor.  “Alerjik mi olacağım yoksa enfeksiyon mu geçireceğim..?”

İş her ne kadar bu kadar basit değilse de, bilimsel araştırmalar, çocuğun annesinin karnındaki ortamın alerjiye yakın bir ortam olduğunu ve dünyaya geldikten sonra, genetik ve çevresel faktörlerin etkisiyle alerjik olup olmamaya karar verdiğini gösteriyor. Çünkü bağışıklık sistemi mutlaka çalışmak istiyor ve bazı enfeksiyonları geçiren çocuklar alerjiden uzaklaşırken, enfeksiyon geçirmeyen çocuklar genetik faktörlerin de etkisiyle alerjik oluyor. Bilimsel açıdan son derece yeni bir bilgi olan bu durum halen araştırmalarla teyid edilmeye çalışılıyor.

BİR ÇOCUK NASIL ALERJİK YAPIDA OLABİLİYOR..?

Yapılan araştırmalar bebeğin anne karnındayken yer aldığı amnios kesesinin alerjik yapıda olması gerektiğini gösteriyor. Çünkü annenin bebeğini taşıyabilmesi ve 9 aylık sürecin tamamlanabilmesi için, bu kesenin içindeki çevrenin çocuğun alerjiye yatkınlığını sağlayan bir çevre olması gerekiyor. Eğer bu ortam sağlanamazsa çocuk düşüğe gidiyor.

ÖYLEYSE HER BEBEK NEDEN ALERJİK OLMUYOR..?

Doğumdan sonraki çevresel ve genetik faktörler,bebeğin alerjik olup olmayacağını belirliyor. Doğumdan sonraki; enfeksiyonlar, aşılar ve besinler gibi uyaranlar, bebeğin hangi yola gideceğine karar vermesinde belirleyici faktörler. Eğer bebeğin anne ve babasının ikisi de alerjik ise bebeğin alerjik olma şansı %70;  aileden bir tanesi alerjik ise, bebeğin alerjik olma şansı % 30-40 civarında oluyor. Bununla birlikte çevresel faktörlerde son derece önemli. Örneğin anne sütü , alerjik belirtileri geciktiriyor. Annenin sigara içmesi, erkenden ek besinlere geçmesi alerjiyi tırmandırırken, bazı enfeksiyonlar da çocuğu alerjilerden koruyabiliyor. Üst solunum yolu enfeksiyonları, ishaller, mide-bağırsak sistemini etkileyen parazitler ve tüberküloz çocuğun alerjik olmasını engelleyebiliyor. Çünkü bağışıklık sistemi hücreleri, enfeksiyonlarla savaşıyorsa, alerjiden uzaklaşıyor. Baskın olduğu yere göre çocuk, ya enfeksiyon geçiriyor, yada alerjik yapıda oluyor. Örneğin ülkemizde tüberkülozun azalması alerjinin artmasına neden oldu.

ÇEVRE FAKTÖRLERİ NELER…?

Çocuğun annesi sigara içiyorsa, ev duvardan duvara halı ile döşenmişse,  evin etrafı çimen, ağaç kaplı ise, evde rutubet varsa, çocuğun sarılıp yattığı oyuncakların peluş olması gibi koşullar, genetik alt yapısı olan çocukta alerjik belirtilerin çıkmasına neden oluyor.

ALERJİK ASTIMIN TOPLUMDAKİ GÖRÜLME SIKLIĞI NE KADARDIR..?

Çocukların yaklaşık % 20’si alrjik olabiliyor.Astım ise bizim ülkemizde, gelişmiş ülkelere göre daha düşük olup, %7-10 civarındadır.

GELİŞMİŞ ÜLKELERDE NEDEN DAHA ÇOK..?

Yaşam koşulları ve medeniyetin getirdiği birtakım koşullarla birlikte,bu ülkelerde enfeksiyonların azalması, alerjinin artmasına yol açıyor. Bu ülkelerde parazit,enfeksiyon gibi sorunları çok azalmış, hijyen oldukça ilerlemiş, kanalizasyon sistemleri tamamlanmış. Bununla birlikte duvardan duvara halılar, yalıtımı ilerlemiş yapılar, bilgisayarın ve televizyonun önünde bir yaşam biçiminin sonucunda, bu ülkelerde alerjik hastalıklar çok daha fazla görülüyor. Ama bizim gibi,alt yapı sorunları tamamlanmamış, hijyeni yeterince gelişmemiş toplumlarda çocuklar daha sık enfeksiyon geçirdiği için alerjiden korunuyor.

Yazımız, Op.Dr. Özgür Leylek’in BEBEKKOKUSU.COM sitesinde yayınlanan yazısından alıntıdır.

Pisliğimize sevinsek mi bilemedim :))))

Allah Herkesin çocuğuna bebeğine sağlık versin…

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s