bir fincan, bir ömür

Türk kahvesi benim hayatımda çok farklı bir yere sahiptir. Küçüklüğümden beri evde tüketilip kullanılmasından öte çok simgesel bir anlamı vardır benim için. Bir ailenin sıcaklığını, keyfini ve beraberliği anlatır bana. Ailecek yenen güzel bir akşam yemeği sonrasında, mutlu bir anınızda can dostunuzla köpüteceğiniz bir muhabbette, canımız sıkkınken dökülüp gidecek acılar için, sebebi ziyaretimiz hayırlı bir iş içinken. Bu yüzdendir  ” bir fincan acı kahvenin kırk … Continue reading bir fincan, bir ömür

Çocuk Parkında büyüyen Obezite

Bilenler bilir, benim çocuk parkları içinde gezinen anne-babalar hakkında tavırlarımı ve fikirlerimi. Çocukların en özgür olmaları gereken an kendi tedirginliklerimiz için o anları hem berbat etmemiz, hem diğer çocukların özgürlüğüne de etkimemiz ve üstelik kendi çocuğumuz incinmesin derken, başka çocuklar için tehlike oluşturmamız. Ne tehlikesi demeyin, kendi çocuğu düşmesin diye yetişmeye çalışırken bir başka çocuğa çarpıp düşüren, inciten çok anne-baba gördüm. Aslında oyun parkları ile … Continue reading Çocuk Parkında büyüyen Obezite

GÜÇ

Eşitlik hayatta mutlak en büyük hak. Özellikle yaşamak herkes için eşit hak. Dürüst olmak gerekirse biz bir grup erkek kadın erkek eşitliğine farklı bakıyoruz. Ve bu grubun belki büyük çoğunluğu baba olduktan sonra ve bu baba olanların ise büyük çoğunluğu kız babası olduktan sonra bu görüşleri edinmiş durumda. Çok da büyük bir grup değiliz aslında. Ve aslında benim eşitlik ve özgürlükler için kişisel görüşüm, bir … Continue reading GÜÇ

Duygusal Yanlızlık

Ebeveynler, çocuklarının fiziksel sağlığına önem vererek yiyecek ve güvenlik ihtiyaçlarını karşılayarak asli sorumluluklarının büyük çoğunluğunu yerine getirdiğini düşünyorlar. Fakat bu ihtiyaçları karşıladıkları için dışarıdan gayet mükemmel görünebilen bu anne babalar göründükleri ve düşündükleri kadar herşeyi eksiksiz yapıyor mu? Bence en başarılı olanımız da dahi duygusallığı gözden kaçırıyoruz. Hemen hepimizin başında aslında “Duygusal yanlızlık”. Duygusal yalnızlık, başka insanlarla yeterince duygusal yakınlık kuramamaktan kaynaklanır. Bu yalnızlık hissi, … Continue reading Duygusal Yanlızlık

Sade

Uzunca bir zamandır elimizi buralara değdiremedik. Hep bilindik gerekçeler, yetmeyen zamanlar, bulunamayan fırsatlar derken şu minik iş arasında bir iki satır yazarak bir dönüş yapmak istedim. Aslında hepimiz bulmalıyız böyle kısa aralar. Daha doğrusu bunların farkında olmalıyız. Mesela artık instagram’da şöyle reklamlar var hikayeler seçeneğinde 15 saniye hiç birşey yapma! Bu kadar meşgul insanlar mı olduk. nedir bu telaş? Cevabı basit: Başarı telaşı!! İyi bir … Continue reading Sade

Bu neyimize yetmiyor?

Yeni yıl yaklaşırken, bu odanın da bir tozunu alıp temizleyelim. Geçen bir sene içinde birken toz, kendimize sakladığımız anılar, çıkardığımız dersler, paylaştığımız mutluluklar, suskunluklar falanlar filanlar. Hepsini hayat dediğimiz dolabın içine istifleyip yerleştirelim. Son yıllarda, özellikle çocuk olduktan sonra hemen her sene sonunda kendime sorduğum bir soru var. ” Hayatı ve hayatı oluşturan tüm unsurları seven ve/veya saygı duyan, vicdanlı, paylaşmayı seven, güzel bir insan … Continue reading Bu neyimize yetmiyor?

Ebeveyn – Çocuk – İnternet üçgeninde Pornografi

Zaman geçtikçe artık babalar daha aktif katılım gösteriyor aile hayatına. Çocuklarıyla daha çok vakit geçiriyor, eşlerine çok daha fazla yardımcı oluyor. Kimileri işlerini ailesiyle daha çok vakit geçirebilecek şekilde kuruyor ve hatta kariyerlerine bu şekilde değiştiriyor. Ve bunlar gibi bir çok örnekle sosya medyada da gözlemliyoruz. Anneler mutlu, babalar mutlu karşılıklı takipler, beğeniler herşey güllük gülistanlık devam ediyor. Keza paylaşımlar da aynı şekilde artıyor bu … Continue reading Ebeveyn – Çocuk – İnternet üçgeninde Pornografi

“hiç böyle birşey olmamıştı”

Uzunca zamandır sanki güzel haberlere uyanabilirmişiz gibi, sabah gözümüzü İzmir’in Çiğli İlçesi’nde, kreş servisinde unutulduğu için havasızlıktan yaşamını yitiren 3 yaşındaki Alperen Sakin’in ölümü ile ilgili haberle açtık. İçimizi burkan haberler içinde yerini alan bu haber, günün ilerleyen saatlerinde gelen üst üste haberlerle en azından benim içimde ki üzüntüyü nefrete çevirdi. Bir kez daha nefret ettim okuduklarımdan, okuduklarıma yazılan yorumlardan çocuğa değer verilmeyen bir ülkede … Continue reading “hiç böyle birşey olmamıştı”

Cevher her çocukta vardır.

Cevher dediğimiz şey aslında özel bir yetenek veya bir güç değil. hani bu yüzden belki çokta gözümüzde büyütmemek lazım. Cevher her çocukta vardır, çocuğun doğal olarak iyi olduğu ve yapmayı sevdiği şeydir bu. Böyle baktığımızda aslında kulağına kadar da basit gelen bir kavram. Genç gelişimi alanında çalışmış Peter Benson şöyle der: "Her çocuğun bir cevheri vardır; iyi güzel ve dünyaya faydası olan bir şey…. bu … Continue reading Cevher her çocukta vardır.

Sevmeyi bilmeyen kızlar

Gelişim çağından itibaren küçük kızlara annelerine babalarına kardeşlerine ve hatta evcil hayvanları sevmeleri söyleniyor. Tam bir sevgi muskası şeklinde büyütülüyor fakat bizler sıklıkla kızlarımızın kendilerini sevmelerine izin vermeyi unutuyoruz. Kendilerini sevmeyi kendilerine değer vermeyi öğretmiyoruz. Kendi kendisinin en iyi arkadaşı olmakla kendini beğenmiş bu kala bencil biri olmayacağını sadece kendini dinlemiş ve anlamış olacağını öğretmemiz gerekiyor. Kendini sevmek saygı duymak kendini önemsemek ve bunun ne … Continue reading Sevmeyi bilmeyen kızlar

Size Baba Diyebilir miyim?

Bir kitapta yer almak çok keyifli, isminizi içinde görmüş olmanız. Gerçekten farklı bir duygu ve deneyim. * Kitaplar elime geçtiğinde büyük kızım Lara ne kitabı olduğunu sordu. Açıkladım, bir bölümünde ben babalık tecrübemi ve hissettirdiklerini yazdığımı söyleyince, gözleri kocaman oldu. Şaşkınlık ve mutluluk arasında gitti. Kitabın içinde adımın yazdığı bölümü buldu ve okumaya başladı. İlk kez bu kadar farklı bir biçimde babalığın bana ne hissettirdiğini, ne … Continue reading Size Baba Diyebilir miyim?

Zorbalık

Geçenlerde internette gezinirken, Newsner.com sitesinde bir habere denk geldim. Haber “Bale yaptığı için eşcinsel denilen” bir çocukla ilgiliydi.  Link’e tıklayarak haberi okumanız mümkün. Kısaca haber şöyle özetlenmişti “Akran zorbalığı ” ve şöyle devam ediyordu “14 yaşındaki Jack Higgins de zorbalığa uğrayan çocuklardan. Futbol yerine baleyi sevdiği için arkadaşları tarafından dalga geçiliyordu. Bu nedenle onu küçümsediler bile. Çocuk sırf bale yapıyor diye ona ‘eşcinsel’ dediler. Kendisiyle … Continue reading Zorbalık

Koruyacak kadar vicdanlı, koşulsuzca sevebilecek kadar cesur

Geçenlerde facebook sayfamızda bir TED konuşması paylaşmıştım. Kadın-Erkek üstüne eşitsizliğin, en güzel anlatıldığı konuşmalardan birisiydi benim için. Ve herşeyden önce bu dengesizliğin nasıl başladığını, mental olrak geri olduğumuz günlerde nasıl daha ileride olduğumuzu çok güzel özetliyor. Mutlak seyretmenizi öneririm. Konuşma şöyle başlıyor “Biliyor musunuz, baba olmanın en sevdiğim kısmı izleyebildiğim filmler. En sevdiğim filmleri çocuklarımla paylaşmaya bayılıyorum ve kızım dört yaşındayken “Oz Büyücüsü”‘nü birlikte izledik.” … Continue reading Koruyacak kadar vicdanlı, koşulsuzca sevebilecek kadar cesur

Bir 2 parça tulum

Yeni girişimleri, markaları desteklemek lazım. Sizleri Bir2 Parça Tulum ile tanıştırmak istedim Bir2 Parça Tulum, bir annenin bebeğinin ihtiyaçlarından yola çıkarak tasarladığı ürünleri diğer annelerle buluşturmaya karar vermesi sonucu kurulmuş bir bebek giyim markasıdır. Bebek body ve tulumları üzerine faaliyet gösteren Bir2 Parça Tulum 2016 yılında Ela Özgerçek Eryılmaz tarafından kurulmuştur. Anneliğinin 5. Ayında uykusuzluğunun hat safhasında bebeğinin altını kirletmesi sonucu bodysini değiştirmek zorunda kaldığı … Continue reading Bir 2 parça tulum

İşte bunlar hep baba zihniyeti!!!

Kafa dergisi okumayı seviyorum. Her ayın ilk günü alıyorum, ince belli bardağımda çayım önce bir heves hızlıca okuyorum. Aslında bir ön inceleme bu, hangi yazıyı ne zaman okusam gibi. Neyse konumuzu dağıtmayalım, Mayıs ayı sayısını okurken gözüme şu alıntı takıldı. Aslında gözümden çok aklıma; Bazen insanın yozlaşmasının tek nedeni, belli bir alanda iktidar sahibi olmasıdır. Alanın büyüklüğü önemli değildir burada. Öyle bir alan olmayabilir. Sadece … Continue reading İşte bunlar hep baba zihniyeti!!!